Antalya’da Tatile Devam Ederken

Sınavlar, ıvırlar zıvırlar derken, birde Konya’nın vermiş olduğu sıkıntı ile bende bir tatil yapayım dedim. Tatil yapmama ailem her ne kadar razı olmasa da kafamı azda olsa dağıtmam gerekiyordu. Yerleştirmelerde açıkta kalmam ve ek yerleştirmelerden medet ummam fazlasıyla beni sıkıntıya sokmaya yetti. Çünkü bu sene ikinci kez sınava giriyorum ve bir sene daha kaybedemem. Allah nasip ederse ek yerleştirmelerden bir yere yerleşmeyi umuyorum inşallah.

Hal böyle olunca kendimi Antalya’da buldum. Zaten Hasan‘ın da bütünleme sınavı varmış. Hem Hasan’ın sınavını aradan çıkarmış oluruz hem de diğer arkadaşlarla birlikte iyi bir tatil yaparız dedik.

Antalya’ya gelmeden başımızdan geçen bir olayı da anlatmak istiyorum. Tam olarak olay mı denir ne denir bilmiyorum da. :) Antalya’ya gitmek için internette otobüs firmalarını araştırırken birçok firmada biletlerin 36 lira olduğunu gördüm. Sırf 35 lira vermek için 4-5 tane otobüs firmasına baktım. En sonunda Kamil Koç’ta 35 liraya bilet buldum. Bulmaz olaydım. 5 saatlik yolu tam 7 saatte geldik. Kamil Koç Antalya’ya gelmek için Isparta’dan geçiyormuş. Ulan nerden bileyim böyle olduğunu. Zaten aradaki 1 liralık farkı da tuvalete verdim. :) Yine aynı hesaba çıktım. Ama bundan sonra Kamil Koç’tan bilet alırsam iki olsun. Paşa paşa Özkaymak veya Kontur ile gitmek varken…

Zaten ilk gün eve gece yarısı varabildik. İkinci günde bi Lara yaptık. Bol bol su yuttum. Bak şimdi bile midem bulandı. Birde Konyaaltı yaparız bugün yarın. Memlekete dönmeden de bir daha gittik mi denize tamamdır. İnsanın bu sıcakta hiç denizden çıkası gelmiyor. Zaten çıktığımda da üşüyordum. Yaz günü grip olmuşum. Allah’a şükür şöyle iyi gibiyim. Antalya havası iyi geldi. Yalnız Konya’ya alışınca burada çok fazla rahat edemiyor insan. Aşırı derecede nem bunaltıyor. Dışarı çıkar çıkmaz yapış yapış oluyorum. Günde 3-4 defa duş almak kaçınılmaz oluyor.

Biraz da ev hallerinden bahsedeyim. Hasangil Antalya’da okuduğu için evde kalıyorlar. Yemekler Hasan’dan bulaşıklar bizden. Patates kızartmasının ve yumurtanın her çeşidini yedik ve üstüne üstlük çeşit ürettik dersem yanlış olmaz. :) Hasan türlü diye bir yemek yaptı. En iyi yaptığı yemek buymuş. En iyi yaptığı yemek buysa… Tabi yemeği yaparken tüpün bitmesi de ayrı bir olay. En azından patates ve yumurta yiyorduk artık onları da yiyemeyeceğiz. Tüp biter de bizim Hasan’dan muhteşem fikirler çıkmaz mı, tabi çıkar. İlk olarak su ısıtıcıda yumurta haşlamayı düşünüyoruz. Akşam yemeği için de yine su ısıtıcı da makarna yapabiliriz.

Yarın kahvaltıda zeytin peynir yeriz de akşama ne yiyeceğiz onu kara kara düşünüyorum. Neyse, bi yarın olsun da Allah kerim bakalım.

Her şey üst üste geliyor arkadaş. Önce tüp bitti sonra internet gitti. En sonunda da farenin pili bitti. Bir elektrikle suyumuz kaldı derken internetimiz geldi Allah’tan. Pili de bozuk farelerden birinden bulduk.

Bakalım önümüzdeki günlerde neler bekliyor bizi.

Benzer Yazılar
Cevap Bırakın

Yorum ( 14 )
  1. Hasan Safa
    5 Eylül 2012 - 12:13
    Cevapla
    • Nurçin
      5 Eylül 2012 - 14:16
      Cevapla
      • Usluer Yazar
        5 Eylül 2012 - 16:28
        Cevapla
        • Nurçin
          5 Eylül 2012 - 18:07
        • Usluer Yazar
          5 Eylül 2012 - 18:16
  2. Daktilograf
    5 Eylül 2012 - 15:45
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      5 Eylül 2012 - 17:27
      Cevapla
      • Daktilograf
        5 Eylül 2012 - 18:39
        Cevapla
        • Usluer Yazar
          5 Eylül 2012 - 19:25
  3. Meriç
    6 Eylül 2012 - 11:03
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      6 Eylül 2012 - 11:13
      Cevapla
  4. Mesut Dursun
    12 Eylül 2012 - 11:05
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      12 Eylül 2012 - 11:19
      Cevapla
  5. Hakan
    14 Eylül 2012 - 02:16
    Cevapla