Bob

Gitmeden bir fincan kahve daha. Agop sek olsun kahvem. Sek diyorum sek ne şekeri.

your breath is sweet
your eyes are like two jewels in the sky.
your back is straight, your hair is smooth
on the pillow where you lie.

Kondom kullanmadan sevişen fahişeler geliyor aklıma Bob. Ne kadar çaresizler oysa. Kurtarmalısın onları. Sen ki koskoca… Koskoca… Aklıma da gelmedi zaten. Koskoca bir şeysin işte Bob.

Daha sonra da o pis heriflere gitmeliyiz Bob. O koca kıçlarını tekmelemeliyiz. Anlamalılar kadınlarına vurmamayı. Giyotinle parmaklarını kesmemiz gerek ve ardından ağızlarına acı biber sürelim. Hazırla kendini dostum. Hayır Bob adalet bizim işimiz değil. Onlar adil mi ki biz adil olacağız. Güldürme beni dostum, yürü bir an önce halledelim işimizi.

Ardından sokaklardaki pislikleri temizleyelim Bob. Elimizden geldiğince. Öldürmekten mi korkuyorsun yoksa, yoksa ölmekten mi? Şimdi anladım ben seni. Agop Bob’a bir fincan kahve daha gitmeden. Kendine gelsin bir an önce.

one more cup of coffee for the road
one more cup of coffee ‘fore I go.

Döndüğümüzde yeni bir beste yapalım dostum. Şimdi düşünme bunları sen. Öldürmemiz gerekn onca kişi var. Sokaktaki pisliklerden sonra şizofren insanlar var. Onları öldürmesek mi Bob? Şiirlerimde işe yaramıyor değiller.

Hayır Bob. Benden sevgilini öldürmemi isteme. Evet biliyorum seni sevmedi ama yapamam. Hayır Bob hayır.

but i don’t sense affection
no gratitude or love
your loyalty is not to me
but to the stars above.

Bana bunu yaptırmamalıydın dostum. Kahrımdan nasıl yaşacağım ben. Ver şu silahı. Sıra kendimi temizlemeye geldi. Kendine iyi bak Bob.

İsmail Usluer

Benzer Yazılar
Cevap Bırakın