Engelliler Sanal Ortamda Sorunlarını Anlatıyor

Gerek reel hayatta gerekse sanal ortamlar diye adlandırılan web siteleri sosyal paylaşım ağlarında, kişiler kendi sorunlarını Ya da toplumsal sorunları anlatabilmek için değişik yöntemler kullanırlar. Reel hayatta daha doğrusu bire bir ilişkilerde bu sorun aktarım türünün çok etkili olduğu söylensede bazı durumlarda insanlar kendi sorunlarını yaşadıkları sıkıntıları karşılarındaki insanlara aktaramamaktadır. Tamda burada devreye internet siteleri web oluşumları giriyor. Bunun en güzel örneğini Engelliler.Gen.Tr sitesinde görebilirsiniz. Site genel anlamda Engelliler için kurulmuş bir platform. Bu platform üzerinde engelliler yaşama dair en mahrem duygularını paylaşıyorlar. Reel hayatta yüz yüze görüşmelerde anlatmaktan çekindikleri şeyleri sanal ortamın verdiği rahatlıkla anlatma fırsatları buluyorlar yani. Buna bir örnek vermek adına sitede yazılmış bu yönde bir yazıdan kısa bi alıntı yapmak istiyoruz. Yazıyı okuduğunuzda dediğimizi daha net anlayacaksınız.

Çocukluk dönemimde bana ayakkabı dayanmazdı. Hatta bir keresinde bir haftanın üzerine ayakkabıların altlarını param parca ederek pederden okkalı bir sopa bile yemiştim.
Nasıl bir haftada ayyakkabıyı param parca ettin diye sorabilirsiniz.
Merakta kalmayın efendim anlatayım.
Mahallenin tek bisikleti sayesinde. Yani ben masumum tüm suçlu bisiklet ve bisikletin sahibi rahmi abi. Rahmi abi bizlerden 2-3 yaş büyüktü.
O zamanlar mahalle deki tek bisiklette ona aitti. 15-20 d.k lık bisiklet turu için cebimizdeki tüm harçlığı rahmi abiye verirdik. Birkere bile alın buda benden olsun demezdi. O kadar ki gadar bi bi abimiz di.

Rahmi abimizin gaddarlığı kadar bisikletinin frenlerinin olmaması da nam yapmıştı. Bizler ise firensiz bisiklete yokuş aşağı binerdik. Bu yolda çokları gazi olmuştur. Ben gibi cin fikirliler ise firen işini ayakkabının tabanıyla hallediyorduk.

Yokuş aşağı beygamber vitesiyle inerken devreye ayakkabının tabanını sokardım. Sağ ayağımı bisikletin arka tekerine sürterek bisikleti istediğim gibi yavaşlatırdım. Tabi bu sürtme esnasında ayakkabının tabanı aşanır. Sürtünme sayısı arttıkcada taban diye bir şey kalmazdı.

Gelsin pederin tokattaları. Eşşeoğlu eşekkkk…

Sadece bisiklete sürmeyle ayakkabıyı taru mar etmezdim. Allem eder kallem eder top oynarken şunu bunu yaparken illa bir arıza verirdim ayakkabıya.

Hasılı bana ayakkabı dayanmaz dı arkadaş. Peder isyanlara girer “ senin ayakkapılarına verdiğim parayla beyoğlun da daire alırdım” der dururdu garibim.

Daha sonra Kas hastalığı bindi tepemize. Değil ayaklarımızı oynatmak kıcımızı dahi oynatırken bile rolente de çalışır oldu bedenim.
Hastalık ilerledi ve ben Tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldım.
Bu sabah 2 yıl önce aldığım ayakkabıları giyerken bir anda ayakkabıların gıcırlığı dikkatimi çekti. Sanki 2 yıl önce alınmış ayakkabı değil daha yeni alınmış ayakkabı gibiydiler.
Devamı için tıklayınız

Benzer Yazılar