Hayat “Var Mısın, Yok Musun?” Gibi Olsa

Dünyanın en kolay para kazandıran yarışması olsa gerek “Var Mısın, Yok Musun?”. Yani sanmıyorum ki biri çıksın da ben bu yarışmada yarışmak istemiyorum desin. Vallahi ben canı gönülden “Var Mısın, Yok Musun?” da yarışmak isterim. Ne bir bilgiye ihtiyaç var ne de bir yeteneğe. Sadece biraz enteresan bir tip olman ya da enteresan bir hayatının olması gerekiyor. Yani ben enteresan bir tipten yarışmaya kabul edildim edildim yoksa bu sıradan hayat tarzıyla yarışmaya katılabilmem imkansız. Her neyse gelelim asıl konuya. Manyak bir program VaYo (Var Mısın, Yok Musun’u VaYo olarak kısaltayım çok uzun oluyor yazması :) ) 25 yarışmacı var, her birinin bir kutusu var. Türkiye’nin dört bir yanından geliyorlar ve doğa üstü güçlerinin olduğuna inanıyorlar. Ayrıca manyak bir sinerji yetenekleri var.

Bir yarışmacıyı Acun Ilıcalı yamacıma alıyor ve yarışma başlıyor. Artık yarışmacının yapması gereken tek şey telepati yeteneğini kullanarak kutuları özümsemek ve içinden küçük değerler çıkacak kutuları bulabilmek. Yani beyinin bedava olmasına gerek yok. Hatta beyine gerek yok. Tamamen şansınızın yaver gitmesi gerekiyor. Birde diğer yarışmacıların üstün yeteneklerinin size yol yordam göstermesi gerekiyor. Nasıl mı?

Şimdi Acun’un yanındaki yarışmacı bir numara söylediğinde numarası söylenen kişinin hemen kutusuyla ilgili yorum yapması gerekiyor. Ve kişide bunu yapıyor, harbiden kapalı bir kutuyu yorumluyor. Ulan kapalı bir kutu ve onlarca farklı miktarda para var, sen nasıl veya neye göre yorum yapıyorsun anlamıyorum. “Hımmm şey Acun Bey, kutumu okşayınca şey hissediyorum büyük. Hatta okşadıkça daha da büyüyor. Ha ha ha ha…” gibi salakça esprilerin yapılması kaçınılmaz oluyor. Yani kanımca bu yorumları zorla yaptırıyorlar ya da o an yarışan kişi harbiden mallaşıyor ki bu tür yorumları dinliyor ve ona göre kutu açtırıyor. Her neyse bütün bu saçmalıkların yanında yarışmadan hayatımıza yansımasını istediğim şeylerde var :

  • Bir bayan karpuz alırken bizler hemen onun yardımına koşarak karpuzunun kelek mi yoksa iyi mi çıkabileceğini karpuzu okşayarak tahmin edelim. Hem bu bahaneyle bayanın eline dokunabiliriz ve hatta fordçuluk bile yapabiliriz. (Ne yoksa bu olay yarışmada da mı oluyor?)
  • Doğum günü akşamı doğum günü çocuğu hediye kutularını açmaya çalışırken “O kutudan top çıkacak, o kutudan nar çıkacak, o kutudan da nah çıkacak!” gibi yorumlar yürütebilsek ve sonuçları ne olursa olsun taktir edilebilsek.
  • Hiç tanımadığımız birileriyle aynı ortama girdiğimizde iki gün içerisinde kanka olsak, birbirimizi çok sevsek, onun için üzülsek, sevinsek.
  • Arada sırada bir deli bizi arasa ve kafasına göre bize para teklifi yapsa, fatura ona girse, biz onu iplemesek.
  • Ortamımıza zaman zaman dünyaca ünlüler girse, onlarla karşılıklı göbek atsak, elimizi ayağımızı imzalatsak.
  • Bu yarışma sayesinde reklamlarda oynasak, başka yarışmalara davet edilsek, filmlerde, dizilerde oynasak. Ulan hatta yarışmadan da eli ayağı düzgün nemuslu bir avrat bulsak, alsak.

vs vs vs…

Ne kadar güzel olurdu değil mi ya ? Valla ya süperiz biz. Nasıl hemen kaynaşıyoruz, okşaşıyoruz, Süperman gibi kutuların içini görebiliyoruz…

Canım çekti vallahi, biri arasında Acun’u beni yarışmaya aldırtsın. N’olur… Bende doğa üstü güçler edinmek istiyorum, bende hemen sinerji oluşturmak istiyorum! :(

Kaynak: doganaydin.net

Benim bu yazıya yorumum:

Muhteşem bir yazı olmuş. Valla sonuna kadar okudum. Okudukçada güldüm. :)

Bir insan kapalı bir kutu hakkında nasıl yorum yapabilir. :) Birde şu var “Acun Bey X gündür büyük açıyorum kesin bugünde büyük çıkacak.” Lan nerden biliyorsun ki. Hadi bugün küçük çıkarsa. “Immm Acun Bey benim kutumu en sona saklayın. Pek bişey hissetmiyorum.” Bunların kutularıda özel kutu. :) :) Aslında bu kelimede bir acayip geliyor insana”. “Kutu” :) Bu ne ulan. Sandık de abi. Ya da ne bileyim başka bişey de ama “kutu” deme. Başka şeyler çağrıştırıyor insanda yani. :) “Kutumda küçük-büyük hissediyorum.” diyorlar bizde hay senin kutuna deyince bu sefer ortaya daha farklı şeyler çıkıyor. :)

Sinerji kurarlar birde. “Hadi el ele tutuşalımda kutusunda küçük çıksın.” Evet siz el ele tutuşmasanız kutunuzda büyük çıkacak. Sırf el ele tutuştuğunuz için küçük çıkıyor. :) Hey Allahım yaa. “Hadi arkadaşlar lütfen sinerji oluşturalım bakın büyük hissediyormuş kutusunda.” Düşünsenize o kadar el ele tutuştun ve kutudan büyük çıktı. “Sittir lan niye tutuyon elimi” demezmisin yanındakine. :) Ben olsam yüzüne bile bakmam yani.

Hele ki o ağlamaları, üzülmeleri yokmu. Düşünün finalde iki kutu var. Biri yüksek bir miktar diğeri düşük bir miktar olsun. Acun Bey o meşhur soruyu sorar. ” X kişi Var Mısın, Yok Musun?”. Oda artist ya oraya kadar gelmiş. Niye az parayla gitmek istesin ki? “Acun Bey ben kutuma gitmek istiyorum.” Senin tutan yok yani nerene gitmek istersen git. :) :) Neyse ve X kişinin kutusu açılır. İstemediği bir miktar çıkınca üzülmeye hatta işi abartarak ağlamaya başlar. Lan zaten senin olmayan haydan gelen büyük bir ihtimallede huya gidecek olan para. Niye üzülüp ağlıyorsun ki derdine ne. Hani kaybettiğin, kendi cebinden çıkan bir para olsa amenna. Sabahlara kadar ağla ama senin değil…

Hamdi Bey var birde. Ulan Hamdi ulan hamdi. Adam sır gibi ya. Bir yüzünü göremedik gitti. Aslında böyle piskopatlarda var sırf Hamdi Beyi görmek için izleyen. :) Olurda şansıma gösterirler diye. :) Sanırsam bir programda göstermişlerdi. Yüzünü değil ama. Götünü dönmüş oturuyordu. Lan seyirciye göt dönülür mü? Ayıp denen birşey var demi ama. :)

Aklı başında biri katılmaz zaten o yarışmaya. Ya Amerikalısıdır. Ya engellidir. Ya kısadır. Ya uzundur falan falan. Hiç gördünüz mü yurdum insanını o yarışmada hiç. Göremezsiniz ki. Orası yurdum insanının yeri değil. Orası reyting insanının yeri.

Bizim halkımız sabahları evlendirme akşamları da bu tip programları izleye izleye daha çoook görürüz bunları. Allah hepimizi ıslah etsin…

Benzer Yazılar
Cevap Bırakın

Yorum ( 1 )
  1. Oldukça
    10 Eylül 2010 - 12:15
    Cevapla