Hoşgeldin Yâ Şehr-i Ramazan

Sonunda geldi Ramazan, hoşgeldi. O kadar mutluyum ki, içimde o kadar farklı duygular cirit atmakta ki anlatamam. Ne zamandan beri Ramazan ayının gelmesini bekleyen ben sonunda o müthiş imtihan ayına ulaştım. Bilmiyorum, belki de hayatımda ilk kez Ramazan ayının gelmesini bu denli istedim. Ama gerçekten çok istedim. Büyüklerimin anlattığı kadar eğlenceli Ramazanlar geride kalsada akşamları ailecek yemeğin başına oturulması, hep birlikte ezan okunmasının beklenmesi, ezan okunduktan sonra hep birlikte dua edilmesi ve orucun açılması. Şükretmek Allah’a, hesapsız şükretmek. İnanın tarif edemeyeceğim bir şey bu.

Bugün Ramazan ayının ikinci günü. Aslında dün bir yazı yazacaktım fakat birazdan yazarım diye diye iftara beş dakika kalmış. O yüzden yazamadım. Dün pek bir sıkıntım olmadı oruçla. Su ve yemek ihtiyacı hissetmedim hiç. Biraz fazla sinirliydim o kadar.

Birkaç yerde bazı dengesiz yazılar gördüm. Bunlardan biri Twitter’da gördüğüm sahur vaktinde yazılmış “Bir ay boyunca bu sesi mi dinleyeceğiz?” diye bir tweet. Bazı yerlerde de aç kalmaktan ne anlıyorlar, yobazlar, geri kafalılar gibi sözlere rastgeldim. İnanmamakta özgür olan bu arkadaşlara bir şey diyemem fakat söyledikleri… Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki sakınırsınız. (Bakara Suresi, 183) Ben bu farzı yerine getirmekle mükellefim bir kul olarak. Zaten amaç burda aç bırakmak değildir. Çok güzel bir söz vardı, onu yazmak istiyorum. Oruç der ki; niyetim sizi aç bırakmak değil. Emelim size aç’ı anlatmak. Eğer burda amacın aç bırakmak olmadığını anlarlarsa olayı kavrayacaklardır.

Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum” desin (ve ona bulaşmasın).

– Hz. Muhammed (sav)

Benzer Yazılar
Cevap Bırakın

Yorum ( 1 )
  1. Emre PİRİNÇCİ
    21 Temmuz 2012 - 12:12
    Cevapla