Ne tuhaf değil mi? Tanımadığımız yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca insan var etrafımızda. Her sabah okula giderken önünden geçtiğim bakkalın sahibi mesela. Haftanın beş günü her sabah saat sekiz civarında yada sekizi biraz geçiyorken, önünden geçtiğim bakkalcı amca. Rengi hafif griye çalan sakalları, parlayan başı, hafif kel. Üzerinden hiç indirmediği siyah deri yeleği ve hayattan nasibini almış çökmüş omuzları var vücudunda. Dükkanını erken açıyor olmalı her sabah. Oradan geçerken muhakkak görüyorum onu. ...