Yaşlanıyorum Bee

Sene olmuş 2013 ben hala doğum günüm için bloga yazı giriyorum. Yahu arkadaş artık teknoloji gelişsin, ne düşünüyorsam onu yazsın, biz blogcular bu kadar uğraşmayalım. Ne yazacağımızı düşünmekten çok bloga yazı girmek yoruyor sanırım bizi. Birde yaşlanıyoruz malum, unutkanlık da başladı. Bir sonraki cümlede ne yazacağımı unutabiliyorum. :)

Neyse efendim aslında bu sitemlerin 2013’e değil, 20 yaşımı doldurmuş olmama olsa gerek. Evet, an itibari ile 20 yaşımı doldurdum. Her ne kadar büyümek istemesem de elimizde değil işte. Her sene farklı sorumluluklar, her sene omza binen farklı yükler. İster istemez yoruyor insanı. Mesela bu sene üniversiteye başladım. Evde kalıyorum, evin sorumlulukları olsun, gelecek telaşesi olsun, iş sorunu olsun, askerlik olsun… Olsun da olsun yani.

Hayatım boyunca hiç sevmemişimdir doğum günleri kutlamayı. Aslında sadece doğum günü değil, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü vs. Özel günlere hep garezim var benim. Geçen sene kız arkadaşım sağolsun taa Kocaeli’den organizasyon ayarlamış Konya’da. İlk kez doğum günüm kutlandı. Hoşuma gitmedi mi peki, aslında gitti, yani kısmen. Bir türlü ısınamadım bu tarz kutlamalara çünkü. Sonrasında da açık açık söyledim Tuba’ya (kız arkadaşım), bak kızım ben kutlama falan istemiyorum diye. Dedim demesine ama bu bizim Tuba durur mu hiç? Durmazzz… Yollamış yine bir sürü hediye. :) Kupadan tutun da saate, çikolatadan tutun da jelibona kadar ne ararsanız var. Ama aralarında öyle bir şey var ki… Yaklaşık 10 kadar mektup. Bana yazılmış olan. Ben yokken bana yazılmış olan. Neler yazmış öyle neler… Neyse pek fazla detaya inmek istemiyorum ama bu mektuplar benim şimdiye kadar aklımdan çıkmayacak bir doğum günü yaşamama neden oldu. Seni seviyorum Tuba. :)

Peki neler yaşadım ben 19 yaşımda? Hatırladığım kadarıyla üstünden geçmek istiyorum. Bir kere kazanamadığım üniversite sınavına tekrar hazırlanasım geldi. Bakın burayı vurguluyorum, tekrar hazırlandım değil, tekrar hazırlanasım geldi. Hazırlandım mı? Tabi ki hayır. Peki neye hazırlandım? Polislik sınavına. Hazırlandım mı? Kısmen. Sonuç? Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü. Halimden memnun muyum? Tamamen. Hatta iyiki polisliği kazanamamışım diyorum. Çünkü küçüklüğümden beri tek bir hedefim vardı. Eğer polisliği kazansaydım hedefime kesinlikle ulaşamayacaktım. Ama şimdi hedefime bir adım daha yaklaştığımı düşünüyorum.

Farklı farklı insanlar tanıdım. Çoğunluğunu üniversitede tanıdım diyebilirim. Bu arada üniversitenin de nasıl bir ortam olduğunu da anladım. Ben okumayacağım demeyin sakın. Ne yapın ne edin üniversiteyi okuyun. Hatta başka şehirde okuma imkanınız varsa başka şehirde okuyun. Üniversitede birkaç kişi ile sıkı bir bağım var zaten onlarla da şuan ev arkadaşıyım. :) Allah onlardan razı olsun. Bu arada buradan Yasin’e, Seyit’e, Veli’ye ve Soner’e selamlar. :) (Alın oğlum, sizi de yazdım bloga.)

Yazımı bitirmeden önce Tuba’nın yollamış olduğu hediyelerden birinin fotoğrafını paylaşmak istiyorum. Birde biricik anneme sonsuz teşekkür ediyorum. 20 yıl dile kolay. Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar. :)

Hediye

Bu sefer bir değişiklik yapayım dedim ve hep aynı monotonlukta doğum günü yazısı yazmak istemedim. O yüzden doğum günü yazısını 1 gün öncesinden bloguma ekliyorum. :)

Benzer Yazılar
Cevap Bırakın

Yorum ( 10 )
  1. Tayfun Erbilen
    21 Ocak 2013 - 21:08
    Cevapla
    • Usluer Yazar
      21 Ocak 2013 - 21:40
      Cevapla
  2. Tuba
    21 Ocak 2013 - 21:26
    Cevapla
  3. kralizasyon
    21 Ocak 2013 - 21:56
    Cevapla
  4. Oğuzhan İsa Temiz
    21 Ocak 2013 - 22:50
    Cevapla
  5. Kreasyon
    22 Ocak 2013 - 09:40
    Cevapla
  6. Daktilograf
    22 Ocak 2013 - 10:05
    Cevapla
  7. veli
    22 Ocak 2013 - 13:37
    Cevapla
  8. Hasan Akdeniz
    22 Ocak 2013 - 15:58
    Cevapla
  9. Çağrı
    24 Ocak 2013 - 15:21
    Cevapla