yeniden yazıyorum…

Ve işte yine başlıyoruz…

Kalem yine elime yapıştı. Artık sayfalara boş bakmıyorum. İster istemez doluyor. Önce diyorum ki en fazla bir iki satır, kafamı kaldırdığımda sayfalarca yazmış oluyorum. Yazarken unutuyorum kendimi. Her yeni satırda kaybediyorum benliğimi. Ve yeni cümlelerde yeni bir ben buluyorum. Satırlar arası saklanbaç oynuyorum. Kaybolmaktan korkmuyor muyum? Evet korkuyorum. Ama o satırlar sana çıkıyor. Sende başlayıp sende bitiyor. O yüzden içim rahat. Çünkü hangi derin satırdan çıksam seni bulacağımı biliyorum.

Bir gece uyanıyorum ansızın. Gece hüznü için bekliyor Kahraman. Sonra onu dinlerken sol yanıma hücum ediyor bişeyler. Ardından dudaktan kalbe bi duygu seli hareket ediyor. Sonrasında ise sağlam olarak dışarıya çıkan bir iki kelimeyi de kırık kalmemim topluyor. Topluyor, topluyor…

Bir defterin sayfalarına hapsediyor. Müebbet hapis yiyor tüm kelimelerim. Af çıkar belki diye bekliyorlar ama af kelimesini sildim sözlükten. Tüm sözlüğü baştan yazıyorum şu sıralar. Baktım ki herşey sen oluvermiş. Her kelimenin karşısında yazan açıklama sen olmuşsun.

Yeniden başladı kalemim mürekkep doldurmaya. Artık yazı gözlüğümü daha sık kullanır oldum. Artık daha çok susar oldum. Artık yeniden yazar oldum içimdekileri.

Kelimelere boş yerine mi işkence ediyorum acaba???

Benzer Yazılar
Cevap Bırakın